Menü

Kategoriler
Genel (4)
ŞİİR (1)
YAZILARIM (1)
Bağlantılar
Arısu Köyü

Takvim

« September - 2008

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30

İstatistikler

 Toplam Hit: 387
 Sitede Aktif: 1
 Ip: 38.103.63.60
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 3
 Toplam Blog: 6
 Toplam Yorum: 0
 Toplam Resim: 21
 Toplam Mesaj: 3

Etiket Bulutu

aksoy deniz dicle düş fırat hakkında kimdir özlüyorum resimler Seref site

Son Eklenen Bloglar

Jul`08
18
Resimlerden Seçmeler
Genel

Yorumlar(0)

   

   

  

 


Jul`08
18
Bu Site Niye Var?
Genel

Yorumlar(0)

Merhaba; bu site kişisel bir sitedir. Kendi düşünsel harmanımdan süzülenler bu sitede yer almaktadır. Hayat duruşumla ortaya çıkan özneller benim üretimlerimdir.

Güneşin doğuşu ve günün bitişiyle veya dünyanın kendi etrafında döngüsüyle ortaya çıkan zaman kavramı hayat olgularımızı yaratıyor. Hayat pınarından damıtarak ve tatlar bırakarak ilerleyen yaşam başka pınarlarla yaşam kaynaklarıyla birleştiği zaman döngüsünde paylaşım ortaya çıkıyor.

Çağıldayan bir ırmağı düşünün önüne kattığı ne  varsa yıkıyor ama geride zengin alüvyonlar bırakıyor. Yıktığı yerde yaşam döngüsünü kırıyor ve değiştiriyor. Demek ki kolektif  de adı verilen bu çağıldama yaratılması gereken bir gerçeklik gibi önümüzde duruyor..

Son zamanlarda dikkat edin, onlarca barajın beton bentleriyle boyunlarına kement atılalı beri, hızları da kesilmiştir, hevesleri de ırmakların. Durgun akan bir Fırat'a, bir Dicle'ye dönen yaşamlarla karşıyayız. Biriken büyük göl alanlarının sakinleştirici kucağında, ne nazlı nazlı akışlarından eser kalmıştır artık nede haykırışlarından..  “Şu Fırat’ın suyu, akar serindir / yarimi götürdü anam, kanlı zalimdir” şeklinde akıp giden mısralardan türküye yansıyan hava, her yıl azgınca can alan girdaplarıyla ünlü Fırat karşısındaki, şu şimdilerde unutulmaya yüz tutan çaresizliğin sesidir aslında. Yine, “Çarşamba’yı sel aldı / bir yar sevdim el aldı” türküsü de, Karadenizlinin uzun yıllar boyunca azgın sularıyla cebelleştiği derelerin hışmından ne kadar etkilendiğini gözler önüne sermektedir.

Irmaklara bentler yapan, onu dizginleyen anlayış yüreklerimizdeki ırmaklara da set vurmak istemektedir..

Ne dersiniz..


Jul`08
18
Şeref Hakkında..
Genel

Yorumlar(0)

 Şeref Aksoy 17 Mart 74  yılında Tokat'ta dünyaya geldi. 3 yaşına kadar Tokat'ta yaşadı ve 3 yaşına geldiğinde  İstanbul'un kervan bile geçmeyen bir yerine Kavakpınar Mahallesine göç etti ailesiyle birlikte.

İlköğretimini Alemdarpaşa İlköğretim okulunda orta okulu Şevket Sabancı Kaynarca Ortaokulu'nda tamamladıktan sonra liseyi Pendik Lisesinde tamamladı.

93 yılında Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Denizcilik Yüksek Okulu'nda okudu. 1 Yıl kuru yük gemilerinde çalıştı. Bu dönemde Mısır'a, Singapur'a Güney Korey'e ve Çin'e gitti. Avrupa denizlerinde 6 ay çalıştı. Bu dönemde de Yunanistan, İspanya, İtalya ve İspanya'ya gitti.

Denizcilik yıllarının sonunda dikey geçişle Kocaeli Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünü 2006 yılında bitirdi. 2006 yılında Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şube'de araç kontrol biriminde çalıştı. 2006 yılı sonunda kısa dönem olarak Eski Foça'da askerlik görevini icra etti.

Halen Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şube araç kontrol biriminde teknik görevli olarak çalışmaktadır.

Hobi olarak tiyatro ve fotograf sanatıyla uğraşmaktadır. Sitede fotograflarını bulmanız mümkündür..


Jul`08
16
Özlüyorum
ŞİİR

Yorumlar(0)

Mavi sularda ilerliyoruz gece gündüz demeden
Kah rüzgar engelliyor bizi
Bazen de dalgalar
Aydınlığı düşlüyorum gözlerimde
Karanlık günler geride kaldı
Umudu söylemek istiyorum
Yarınını yitirmiş bu halka
Motorun sesi kulaklarımı tırmalıyor derinden
Lımbuzun camından hafif bir okyanus kokusu geliyor
Titrek bir mum alevi gibi yüreğimi delip geçiyor...

Özlüyorum


Jul`08
16
Düşler Denizi
YAZILARIM

Yorumlar(0)

Sabahtı akşamdan kalan yarım bir düşün peşinde koşuyordum. Yarım düşler denizini arıyordum. Yüzünde derin izler vardı, nasırlaşmış elleriyle ve yorgun bedeniyle gezinen birine rastladım. Yüreğimden daha hızlı koş düşüncesi geçiyordu fakat bir yandan da durmak adres sormak geçiyordu. Birden bir ses bütün bu düşüncelerimi bölmeye yetti.
"Yolcu nereye gidersin böyle umarsız koşar adım."
Sesin geldiği yöne döndüğümde az önce rastladığım kişiyle yüz yüze kaldım. Gözlerinden kendimi alamıyodum yüzümü başka bir tarafa çevirmek için ne kadar gayret sarfettiysem de başaramıyordum. Tıknaz, zayıf, bir deri bir kemik karşımda dikiliyordu oysaki ben düşlerime dönmek istiyordum. Tekrar o ses,
" Yolcu nereye gidersin?"
Akşamdan kalan düşlerimi aramaya düş denizine gidiyorum" dedim
Yüzünde acı bir gülümse belirdi.
"Kaybedilen düşleri bulamazsın. Boşuna uğraşma. Çünkü kaybettiğin düşler bir başkasının olmuştur o artık senin değildir." dedi.
Bense anlamsız anlamsız yüzünde asılı kalmıştım. Düşlerimi kaybetmiştim ve bulmak umudunu taşıyordum. İçimde oluşmaya yüz tutmuş karamsarlık bulutlarını dağıtmaya çalışıyordum bir yandan. Kollarımı sağa sola savuruyordum ki umudumu yitimek istemiyordum.
"Düşerini kaybetmedin sen düşlerini yarım bıraktın ki başkalarının düşleriyle birleşecek ve yüreklerde hayat bulacak, düşler düşlerle birleşecek dünyayı değiştirecek" dedi

Toplam 6 Blog, 2 Sayfada Gösterilmektedir.
[1] 2 » »»

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Hakkımda
Resimlerden Seçmeler (0)
Bu Site Niye Var? (0)
Şeref Hakkında.. (0)
Özlüyorum (0)
Düşler Denizi (0)
Merhaba (0)
Yorumlanan Konu Yok